Sistemi
İnsanla
Hizalamak
Bugün veri miktarı, hesaplama gücü ve otomasyon kapasitesi tarihsel bir zirveye ulaşmıştır.
Buna rağmen kurumlar daha berrak, daha güvenli, daha tutarlı kararlar alabildiklerini söylemekte zorlanmaktadır.
Sorunun Kaynağı
Yaşadığımız kriz bir teknoloji krizi değil;
bir uyumlanma krizidir.
Teknoloji hızlanmış, ölçüm derinleşmiştir. Ancak insanın yaşantısı, sezgisi ve içsel gerilimleri sistemlerin dışında kalmıştır. İnsan artık sistemlerin merkezinde değil, kenarında tanımlanan bir değişken haline gelmiştir.
Sorun daha fazla araç yada teknoloji üretmek değil; insan ile üretilen araçlar arasındaki anlam, güven ve etik uyumu yeniden kurabilmektir.
Neden Mevcut Yaklaşımlar Yetersiz Kalıyor?
Deneyim ölçülüyor; ama deneyimi üreten karar yapıları sorgulanmıyor.
Veri Artıyor, Karar Kalitesi Düşüyor
Sistemler "Ne oldu?" sorusuna yanıt veriyor. "Bu karar insanı nasıl etkiledi?" sorusu sistematik biçimde sorulmuyor.
Sessiz Kopuş Görünmüyor
Anketler bağlılığı ölçer; anlam yitimini ve içsel geri çekilmeyi yakalayamaz. İnsanlar "idare eder" moduna geçer.
Skor Deneyimin Kendisi Sanılıyor
Asıl sorun skorlar değil; o skorları üreten karar mekanizmalarının kopukluğudur.
